Ayın Yazarı: Tolstoy Kimdir? Tolstoy’un Hayatı

Şüphesiz Rus edebiyatı dendiği zaman akla ilk gelen isimlerden bir tanesi Lev Nikolayeviç Tolstoy’dur. Tolstoy bıraktığı eserlerle, fikirleriyle ve etkileyici yaşam öyküsüyle bugün bir herkesin zihnindedir. Rus edebiyatının önemli isimlerden bir tanesi olan Tolstoy öykü, deneme, oyun ve roman yazarı olarak bilinmektedir. Fakat tüm bunlara ek olarak filozof kimliği ile de ön plana çıkmaktadır. Martin Luther King, Mahatma Gandi gibi önemli isimler ondan fazlasıyla etkilenmiştir. Eğer siz de Tolstoy kimdir, Tolstoy’un hayatı ve Tolstoy’un eserleri gibi aramalar ile Tolstoy hakkında bilgi edinmek istiyorsanız mutlaka yazımızı okuyun.

Tolstoy’un hayatı

Tolstoy 9 Eylül 1828 yılında doğmuştur. Zengin ve asil bir asil bir ailenin çocuğu olarak Moskova’nın Tula şehrinde dünyaya gelmiştir. Kont Nikolay İlyiç ve Prenses Mariya’nın dördüncü çocuğudur. Tolstoy 2 yaşında annesini, 9 yaşında ise babasını kaybetmiştir. Bu olaylardan sonra yakınlarının yanında yaşamaya başlamıştır. Halasının yanında yetişmesi din eğitimi almasını sağlamıştır. 1840 yılında 3 kardeşin bakımı Aleksander haladan Tatiana halaya devredilmiştir. Bu yüzden de kardeşleriyle birlikte Kazan şehrine götürülmüştür. Delikanlılık çağında halasının kocasından etkilenerek serseri bir yaşam sürmeye başlamıştır. 1843 yılında Kazan Üniversitesi’nde Doğu Dilleri okumaya başlayan Tolstoy yaşam şekli yüzünden 1 sene sonra okulu bırakmıştır.

Ardından 1845 yılından Hukuk Fakültesi’ne geçmiş fakat buradaki eğitimini de tamamlayamamıştır. 19 yaşında ise köyüne dönerek toprak işleriyle uğraşmış ve çiftçilerin yaşamlarını iyileştirmeye çabalamıştır. Birkaç sene bu işle uğraşsa da aniden Kafkasya’da subaylık yapan ağabeyinin yanına gitmiştir. Kafkas yaşamını görmesi, onun büyümesini ve ilk gerçekçi hikayelerini yazmasını sağlamıştır. Kırım Savaşı’na katılan Tolstoy, Çocukluk isimli eserini de burada yazmıştır. Çocukluk isimli kitap, dönemin önemli edebiyat dergilerinde yayınlanınca, hakettiği ücreti almış ve 23 yaşında ünlü bir edebiyatçı olmayı başarmıştır. 1854’te Sivastopol’ta topçu asteğmeni olarak görevlendirilmesi, amirlerinin izniyle Sivastopolo Hikayeleri’ni yazmasını sağlamıştır. Fakat stresli ortam onun ordudan ayrılmasına neden olmuş ve böylece o da yazarlığa odaklanmıştır. Bu kararın ardından St. Petresburg’a yerleşmiştir. Fakat edebi topluluklarla anlaşamaması çiftliğine dönmesine neden olmuştur. 1857 yılına gelindiği zaman ise Fransa, Almanya ve İsviçre gibi ülkelere giderek eğitimsizlik sorunu ile ilgilenmiştir. Bu dönemde Batı’nın yapaylığını eleştirmiş ve bunun için dergi bile çıkarmıştır. Bu dönemde ne kadar batı uygarlığının yapaylığını ve maddeciliğini eleştirse de kumar oynamış ve para kaybetmiştir. Kölelik sisteminin kaldırıldığı ülkesine döndüğünde eski köleler ve toprak sahipleri arasındaki anlaşmazlıkları çözmeye çalışmıştır. Fakat Çar’ın görevlerine uymaması istifa etmesiyle sonuçlanmıştır. Moskova’da kumar oynaması, borcuna karşılık bitirmediği eserini rehin vermesine neden olmuştur.

Yargıçlık yaptığı dönem içinde hayatının aşkı Sofya Bers ile 1862’de evlenmiştir. Bu evlilik onun eğlence dünyasından uzaklaşmasını sağlamıştır. Hayatının 15 yılını sakin bir şekilde geçirmiştir. Çiftin hayatları boyunca 13 çocukları olmuştur. Bir yandan toprakla uğraşan bir yandan da tutkuyla yazan Tolstoy 1863 yılında Savaş ve Barış’a başlamıştır. Bu süreçte attan düşüp kolunu kırmış fakat romanını karısının kız kardeşi Tanya’ya yazdırmıştır. 1869’da tamamladığı kitap ile birlikte ruhsal bir çöküntü yaşamıştır. Kitabın ünlenmesi her şeyin anlamsızlaşmasına neden olmuştur. Bu durum manastıra kapanmasına neden olsa da sonrasında din adamlarıyla tartışma yaşayarak buradan da ayrılmıştır. 1873 yılında ise en iyi aşk kitaplarından bir tanesi olan Anna Karenina’ya başlamıştır.  1877 yılında bu kitabın tamamlanıp yayınlanması onu çöküşe sokmuştur. 1873 ve 1875 yılları arasında iki halasını ve 3 çocuğunu kaybetmiştir. Bu kayıplar onu intihara bile sürüklemiştir. 1880 dolaylarında manevi arayışı devam etmiş, 1895’te en sevdiği küçük kızı hayatını kaybetmiş, 1901 yılında kilise tarafından aforoz edilmiştir. 1902 yılında zatürreye yakalanan Tolstoy aylarca direndiği hastalığı yenmiştir. Hayatının son kısmında ailesiyle fikir ayrılığına düşmüştür. Bunun sebebi kendisinin köylü gibi giyinmesi, yiyip içmesidir. Ailesinin bu durumun tam zıttı olarak lüks yaşam meraklısı bir tutumu vardır. 1905 yılında Japonlarla girilen savaşta Çar’ı eleştirmiş ve halkın sempatisini kazanmıştır. Var olan bu durum ülkenin ikiye bölünmesine neden olmuştur.

Tolstoy tüm bu yaşananlar doğrultusunda 28 Ekim 1910’da sabahın beşinde gizlice evden kaçmıştır. Kaçışını anlattığı günlüğünde etrafın zifiri karanlık olduğu, yakalanmaktan korktuğu ve çalılıklara düştüğü yazmaktadır. Kaçışında at arabasını hazırlatmış ve yanına hiçbir şey almamıştır. Karısına yazdığı mektubu, kızı Aleksandra’ya vermiştir. Sofya bu mektup üzerine şok olmuş ve kendini göle atarak intihar etmiştir. Tolstoy’un kaçışının tek nedeni, basit bir yaşam isteğidir. Yolculukta manastırda yaşayan kız kardeşini ziyaret etmiş fakat bu süreçte soğuk algınlığına yakalanmıştır. Burada Astropava’daki istasyonda küçük bir kulübeye yatırılmıştır. Ailesi onun orada olduğunun haberini alarak hemen yanına gelmiştir. Fakat Tolstoy sadece küçük kızı Tatyana ile görüşmüştür. Günlerce süren bekleyiş 20 Kasım 1910’da Tolstoy’un ölümüyle sonuçlanmıştır.

Tolstoy’un kitapları Elif Kitabevi’nde!

Elif Kitabevi, 1972’den bugüne uzanan yolculuğuna “Herkes okusun diye” misyonu ve “Herkesin mağazası olma” vizyonuyla devam ediyor. Siz de Pendik kitap, Pendik kitabevi, kitabevi Pendik dendiği zaman akla ilk gelen kitabevlerinden bir tanesi olan Elif Kitabevi’ni ziyaret ederek dilediğiniz kitaba erişebilirsiniz! Bilgi almak için hemen tıklayın: Pendik kitabevi


Önceki Yazı
«
Sonraki Yazı
»
243